• Türkçe
    • English
  • Türkçe 
    • Türkçe
    • English
  • Giriş
Öğe Göster 
  •   Açık Erişim Ana Sayfası
  • Avesis
  • Dokümanı Olmayanlar
  • Diğer Yayınlar
  • Öğe Göster
  •   Açık Erişim Ana Sayfası
  • Avesis
  • Dokümanı Olmayanlar
  • Diğer Yayınlar
  • Öğe Göster
JavaScript is disabled for your browser. Some features of this site may not work without it.

DOSTOYEVSKİ, F.M. "BEYAZ GECELER (Rusça Aslından Çeviren Rauf Mustafaoğlu)", Kızıl Panda Yayınları, 2020.

Yazar
Mustafaoğlu, Rauf
Üst veri
Tüm öğe kaydını göster
Özet
Harika bir geceydi; öyle ki bu tür geceler ancak ve ancak gençliğimize ait olabilirdi sevgili okur. Gök kubbe yıldızlarla bezenmişti; ışığı göz alıcıydı. Öyle ki ona bakan istemsizce şu düşünceye kapılır, kendine şu soruyu sormadan edemezmiş; bu kadar arı ve ışıl ışıl bir gök kubbenin altında çeşit çeşit öfkeli ve aksi insanın var olması mümkün mü? Bu da gençliğe ait bir soruydu sevgili okur. Tanrıdan dileğim bu soruyu sık sık akıllara getirsin, gönlünüze dokunsun, unutulanlardan eylemesin. Öfkeli ve aksi beylerden bahsetmişken; bütün gün sergilediğim sakin tutumdan söz etmesem olmazdı. Sabahtan beri anlam veremediğim bir sıkıntı içimi kemirmekte. Aniden, herkes benden uzaklaşmış ve yalnız kalmışım hissine kapılıyorum. Elbette, hepinizin şu soruyu sorma hakkı vardır: kimdir bu herkes? Herkes dememdeki kasıt tamamen şudur ki tam sekiz yıldır Petersburg'da yaşamama rağmen hiç dost edinemedim; bu nedenle her sözümü (kişiler söz konusu olduğunda) belirsizlik ile kuruyorum. Gerçi neden tanışmalıyım, neden dostluk kurmalıyım ki? Zaten Petersburg'un tamamını tanıyorum; işte tam da bu yüzden etkilendim. Şehrin tamamı aniden yazlığa gidince; bu şehirden ayrılıp giden her bir insan için şunu düşündüm: beni terk ediyorlar! Nevski'ye ya da bir bahçeye/parka gittiğimde, rıhtımda boş boş dolaştığımda; yıl boyunca bu güzergahta gördüğüm ve zihnime kazınan o alışık olduğum simaların hiçbiri yok artık. Onlar tabii ki beni tanımazlar ama ben onları tanıyorum yetmez mi. Mimiklerini inceledim ve iyice öğrendim. Mutlu olduklarında benim de için neşeyle dolar; bunaldıklarında ise huzursuz olurum. Neredeyse her gün ve umumiyetle aynı saatlerde, Fontanka çevresinde karşılaştığım tonton, yaşlı amca ile dost oldum sayılır. Yüzü her daim ciddi ve düşüncelidir; sürekli fısıltıyla bir şeyler mırıldanır ve sol kolunu sallar; sağ elinde ise altın kulplu uzunca bir değneği vardır...
Bağlantı
http://hdl.handle.net/20.500.12627/44888
Koleksiyonlar
  • Diğer Yayınlar [3916]

Creative Commons Lisansı

İstanbul Üniversitesi Akademik Arşiv Sistemi (ilgili içerikte aksi belirtilmediği sürece) Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

DSpace software copyright © 2002-2016  DuraSpace
İletişim | Geri Bildirim
Theme by 
Atmire NV
 

 


Hakkımızda
Açık Erişim PolitikasıVeri Giriş Rehberleriİletişim
sherpa/romeo
Dergi Adı/ISSN || Yayıncı

Exact phrase only All keywords Any

BaşlıkbaşlayaniçerenISSN

Göz at

Tüm DSpaceBölümler & KoleksiyonlarTarihe GöreYazara GöreBaşlığa GöreKonuya GöreTürlere GöreBu KoleksiyonTarihe GöreYazara GöreBaşlığa GöreKonuya GöreTürlere Göre

Hesabım

GirişKayıt

Creative Commons Lisansı

İstanbul Üniversitesi Akademik Arşiv Sistemi (ilgili içerikte aksi belirtilmediği sürece) Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

DSpace software copyright © 2002-2016  DuraSpace
İletişim | Geri Bildirim
Theme by 
Atmire NV