Basit öğe kaydını göster

dc.contributor.authorEsen, Emre
dc.date.accessioned2021-12-10T10:00:00Z
dc.date.available2021-12-10T10:00:00Z
dc.date.issued2021
dc.identifier.citationEsen E., "Acentenin Müvekkilini Mahkemede Temsil Yetkisi (İzafeten Dava Hakkı): Türk Ticaret Kanunu’nun Milletlerarası Usul Hukuku Açısından İncelenmesi", Public and private international law bulletin, cilt.41, sa.2, ss.581-603, 2021
dc.identifier.issn2651-5377
dc.identifier.otherav_21402f62-b58c-43d7-a28c-6908369fd9c4
dc.identifier.othervv_1032021
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/20.500.12627/168964
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.26650/ppil.2021.41.2.971471
dc.identifier.urihttps://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1880799
dc.description.abstractTürk Ticaret Kanunu m.105(2) uyarınca; acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı müvekkili adına dava açabileceği gibi, acenteye karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Acentenin müvekkilini mahkemede temsil yetkisi veya izafeten dava hakkı olarak adlandırılan bu imkân uygulamada daha ziyade yabancı tacirler aleyhine Türkiye’de dava açılabilmesi amacıyla kullanılmakta ve Türkiye’deki acente, yabancı tacire izafeten davalı gösterilmektedir. Türk tacirleri korumayı amaçlayan bu düzenlemede; yabancı tacire dava açılacak olduğunda Türkiye’de yetkili mahkeme bulunmayacağı ve davanın yabancı ülkede açılması mecburiyetinin doğacağı, bu mecburiyetin Türk tacirler bakımından zorluklara sebebiyet vereceği ve yabancı tacire Türkiye’de dava açılabilse dahi yabancı ülkeye tebligatın ciddi masraf ve zaman kaybına yol açacağı düşüncesiyle yabancı tacire izafeten Türkiye’deki acentesine karşı dava açılması imkânı getirilmiş ve Türkiye’de bir tebligat adresi tesis edilmiştir. Ancak yabancı tacire izafeten Türkiye’deki acentesine açılan davalarda acentenin hangi sıfatla yargılamada yer aldığı net olmadığı gibi, yetkinin tesis ediliş biçimi ve hakkında karar verilecek olan gerçek davalıya tebligat yapılmaksızın bir yargılamanın yürütülmesi sıra dışı uygulamalardır ve bu şekilde verilen Türk mahkeme kararlarının yurt dışında tenfizini neredeyse imkânsız hâle getirmektedir. Bu halde yabancı tacirin Türkiye’de malvarlığı yoksa Türk mahkemesi kararının etkisi kalmayacak, bu karar için harcanan zaman, emek ve para heba olacak ve Türk tacirleri korumak amacıyla getirilen düzenleme Türk tacirlerin aleyhine işlemiş olacaktır. Diğer taraftan TTK m.105(2) hükmüne istinaden Türk mahkemelerini yetkili kılabilmek için taraflar arasındaki yetki veya tahkim şartlarının geçersiz sayılması Türk hukukuna ve Türk ekonomisine zarar vermektedir. Bu nedenle TTK m.105(2) hükmünün kaldırılması ve yabancı tacir aleyhine açılacak davalar bakımından Türkiye’deki acentesinin bulunduğu yer mahkemesini yetkilendiren bir düzenlemenin getirilmesi gerekmektedir.
dc.language.isotur
dc.subjectSocial Sciences & Humanities
dc.subjectLaw
dc.subjectDevletler Özel Hukuku
dc.subjectHukuk
dc.subjectSosyal ve Beşeri Bilimler
dc.subjectKANUN
dc.subjectSosyal Bilimler Genel
dc.subjectSosyal Bilimler (SOC)
dc.titleAcentenin Müvekkilini Mahkemede Temsil Yetkisi (İzafeten Dava Hakkı): Türk Ticaret Kanunu’nun Milletlerarası Usul Hukuku Açısından İncelenmesi
dc.typeMakale
dc.relation.journalPublic and private international law bulletin
dc.contributor.departmentİstanbul Üniversitesi , Hukuk Fakültesi , Özel Hukuk Bölümü
dc.identifier.volume41
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage581
dc.identifier.endpage603
dc.contributor.firstauthorID2741081


Bu öğenin dosyaları:

DosyalarBoyutBiçimGöster

Bu öğe ile ilişkili dosya yok.

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster