dc.contributor.author | Saraç, Selen Nihal | |
dc.contributor.author | KÜÇÜKAY, IŞIL | |
dc.date.accessioned | 2021-03-03T15:58:59Z | |
dc.date.available | 2021-03-03T15:58:59Z | |
dc.identifier.citation | Saraç S. N. , KÜÇÜKAY I., "İç-dış rezorbsiyon sonucu oluşan perforasyonun MTA ile tedavisi: Olgu sunumu", Türk Endodonti Derneği 5. Bilimsel Sempozyumu, İzmir, Türkiye, 1 - 04 Haziran 2013, ss.32-33 | |
dc.identifier.other | vv_1032021 | |
dc.identifier.other | av_41d1523a-bb11-4f48-9ef5-c892f9130480 | |
dc.identifier.uri | http://hdl.handle.net/20.500.12627/47966 | |
dc.description.abstract | İç-Dış Rezorbsiyon Sonucu Oluşan Perforasyonun MTA ile Tedavisi: Olgu Sunumu
AMAÇ: Bu olgu bildirisinin amacı, kök kanalında iç-dış rezorbsiyon sonucu oluşan perforasyona cerrahi müdahale olmaksızın, ortograd olarak uygulanan kök kanalı tedavisi prosedürünün sunulmasıdır.
OLGU SUNUMU: Sorunlu dişlerinin tedavileri için İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı kliniğine başvuran 17 yaşındaki kadın hastanın, radyografik muayenesinde üst sol yan kesici dişinin orta 1/3’lük bölgesinde iç-dış rezorbsiyon kavitesi tespit edilmiştir. Önerilen endodontik ve cerrahi tedavi prosedürü, henüz şikayeti bulunmayan hasta tarafından kabul edilmemiştir. Ancak, 9 ay sonra, ilgili dişte ağrı ve ilgili dişeti bölgesinde hafif şişlik şikayeti ile hasta kliniğimize tekrar başvurmuştur. Cerrahi müdahale hasta tarafından kabul edilmediğinden; ortograd kök kanalı tedavisi planlanmıştır. Öncelikle kök kanalının kemomekanik hazırlığı tamamlanmış ve kanal içi kalsiyum hidroksit patı uygulanmıştır. 2 hafta sonra, kök kanalından kalsiyum hidroksit patı uzaklaştırılmış ve kök kanalının rezorbsiyon alanına kadar olan kısmı lateral kondensasyon güta-perka tekniği ile doldurulmuştur. Sonrasında rezorbsiyon kavitesine MTA uygulanarak kök kanalı dolgusu tamamlanmıştır. Son randevuda dişin kuronal restorasyonu kompozit reçine ve adeziv sistemler ile tamamlanmıştır.
BULGULAR: Hastanın 1 yıl sonraki takip randevusunda, ilgili dişte klinik bir semptomatik bulgu olmamakla birlikte; radyografik incelemede apikal bölgedeki lezyonun tamamen iyileşmesine karşın, rezorbsiyon kavitesine komşu dokudaki lezyonların iyileşmediği gözlemlenmiştir. Tedavinin 2 yıl sonraki takip randevusunda ise, rezorbsiyon kavitesi hizasında yatay kırık hattı gözlemlenmiştir. Hastaya durumu açıklanmış; ancak dişi hala asemptomatik olduğundan, hastanın da önerisiyle çekim endikasyonu ertelenmiştir. Hastanın klinik ve radyolojik takibi devam etmektedir.
SONUÇLAR: Radyografik olarak ilk kez saptanmasından sonra, hastanın tedaviyi kabul etmemesi nedeniyle 9 ay sonra gecikmeli olarak başlanan iç-dış rezorbsiyonun endodontik tedavisinde, 2 yıl sonra radyografik olarak başarısızlık gözlenmesine karşın; hastanın isteği doğrultusunda klinik olarak asemptomatik olan dişinin takibine devam edilmektedir.
Anahtar Kelimeler: İç-dış rezorbsiyon, kök kanalı tedavisi, MTA | |
dc.language.iso | tur | |
dc.title | İç-dış rezorbsiyon sonucu oluşan perforasyonun MTA ile tedavisi: Olgu sunumu | |
dc.type | Bildiri | |
dc.contributor.department | İstanbul Üniversitesi , , | |
dc.contributor.firstauthorID | 356043 | |