The Green Infrastructure Model As A Bottom-up Planning Tool For Liveable Cities: A Case Study in Kilyos Basin
Özet
Günümüzün hızla gelişen kentleri, kentsel hidrolojik süreçlerle ilgili artan sorunlarla karşı karşıyadırlar. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için, kent planlama aktörleri suya duyarlı planlama ve kentsel tasarıma yönelik uyum sağlayabilir ve bütünleşik süreçleri benimsemek durumundadır. Bu süreçler doğrusal olmayan dinamik özelliklere ve geri beslenme döngülerine sahip kendinden organizasyonlu sistemlerin bileşenleridir. Sistemin davranışları, her bir sistem bileşeninin etkileşimlerine tepki olarak oluşan “beliren” (emergent) özellikler tarafından yönetilir. Bu nedenle, sistemin sahip olduğu beliren karmaşık süreçlerle başa çıkmak üzere, aşağıdan yukarı planlama anlayışıyla tasarım optimizasyon modelleri kullanarak Yeşil Altyapı ve Düşük Etkili Gelişim yaklaşımları Peyzaj Şehirciliği bakış açısıyla bütünleştirilmelidir.
Yeşil Altyapı, Benedict ve Mohan (2006) tarafından, temiz hava ve suyun sürdürülebilirliğini sağlayan, insan ve yaban hayatı için geniş bir dizi fayda sağlayan, ekosistem değer ve işlevlerini koruyan, bağlantılı doğal ve açık alanlar ağı olarak tanımlanmıştır. İster çevre dostu olarak tasarlanmış mühendislik yapıları (Benedict and McMohan, 2006), ister doğallaştırılmış akarsu koridorları olsun, ortak olarak atıfta bulunulan bu tanımlama, çok sayıda işlev ve hizmet sağlayan ağ sisteminde bir altyapı fikrine vurgu yapar (Novotny, 2010). Yeşil Altyapı yaklaşımı kentsel peyzaj planlamada gündemde iken, Düşük Etkili Gelişim kentsel yağmursuyu yönetiminde sıklıkla başvurulan bir yaklaşımdır. Düşük Etkili Gelişim yağmursuyu yönetiminde yağmursuyunun zemine süzülmesini kolaylaştırmaya ve kaynağa yakın su arıtımına yönelik küçük merkezi olmayan kentsel su yönetimine vurgu yapar (Matlock and Morgan, 2011). Bu nedenle, Düşük Etkili Gelişim yaklaşımı kentsel Yeşil Altyapı ağı için çerçeve oluştururken, Yeşil Altyapı ağı kent planlama ve tasarımı için çerçeve oluşturmaktadır. Her iki yaklaşım da karmaşıklık teorisini temel alan aşağıdan yukarı süreçlere vurgu yapar. Planlama ve tasarımda aşağıdan yukarı süreçleri temel alan ve kentlere bir süreç modeli olarak bakmayı öneren peyzaj şehirciliği, kentsel su yönetiminde merkezi olmayan bu yaklaşımları kucaklamaktadır.
Bu çalışmada, İstanbul’un Kuzeybatısında yer alan Kilyos Havzası’nda aşağıdan yukarı süreçlere dayalı Yeşil Altyapı modeli araştırılmıştır. Bu yarı-kentleşmiş havzada hidrolojik simülasyon modelleri elde etmeye yönelik ArcGIS (version 10.1) ortamında; sayısal yükseklik, arazi kullanımı, toprak, hidrojeoloji ve altyapı verileri kullanılmıştır. İlk olarak, yağmursuyu infiltrasyon tahmini için, Green ve Ampt yöntemi yağmursuyunun akış modellenmesinde kullanılmıştır. İkinci olarak, süreç tabanlı hidro-ekolojik optimizasyon modelleri üretmeye yönelik melez etmen tabanlı model elde etmek amacıyla ArcGIS yazılımıyla eş zamanlı biçimde çalışan Repast Agent Analyst yazılımı kullanılmıştır. Çalışma bulgu ve sonuçları, ekolojik performansa dayalı geleceğin kent planlama ve tasarımına ışık tutacaktır.
Anahtar Kelimeler: Yeşil Altyapı, Etmen Tabanlı Modelleme
Koleksiyonlar
- Bildiri [64839]